Şehidi Kerbelâ Hüseyn

Kurrat-ül ayn-i Habib-i Kibriya’sın yâ Hüseyn
Nûr-i çeşm-i Şâh-ı merdan Mürtezâ’sın yâ Hüseyn

Hem ciğerpâre-i Zehrâ Fâtımâ Hayrünnisâ
Ehl-i Beyt-i Müctebâ Âl-i Abâ’sin yâ  Hüseyn

Vâlidin şânında dendi Lâfetâ illâ Ali
Mazhar-ı sırr-ı etemm-i Lâfetâ’sın yâ Ali 

Sana gülle dokunan ümid eder mi mağfiret
Gonca-i gülşenseray-i Mustafa’sın ya Hüseyn

Şehidi Kerbelâ Hüseyn yazısını okumaya devam edin

Habercinin dayanılmaz hafifliği

Irak’taki mezhep çatışmalarınına ait bir haberi okuduğu sırada “Hazreti Ali’nin oğlu hazreti Hüseyin’in öldürüşünü anmak üzere.. ” derken spiker, bu saygıdeğer isimleri öylesine ilgisiz bir ses tonuyla ve sıradan isimlermiş gibi söylüyordu ki, tüylerim ürperdi. Şaşırdım . Kalakaldım. Genelde İnsanlık ve İslam  tarihinin bu en eski faciasından bahsederken mes’elenin bu kadar basite indirilmiş görüntüsü, abd-i acizi bir anda çıleden çıkardı.

Habercinin dayanılmaz hafifliği yazısını okumaya devam edin

Taşaron Savaşlar çağı

Türkler hükümetlerine para verecekler, hükümet bu paralarla polis tutacak, bu polisler Afganistan’da Taliban öldürüyorum diye masum müslümanları öldürecekler. İstanbul’da günlerdir  yürütülen Nato toplantısında konuşulan bu..

Devleti laik fakat halkı müslüman bir insan toplumunun  din kardeşlerini öldürmesi içim Batılı ülkeler birbiri üzerinden uzanarak baskı yapıyorlar. İngiliz kamu oyu, Fransız kamu oyu, Danimarka kamu oyu kendi hain yönerticilerini aşarak bu savaşın gidişatına karşı çıkıyor, ama silah ve uyuşturucu tüccarlarının gizli uzantısı bir avuç insanlık düşmanı, bu kanlı ve yasa dışı savaşa henüz bulaşmamış insan toplulularını da kendi günahlarına ortak etmenin yollarını arıyor. Dünyayı kurtarma adına dünya çapında “Faili herkesçe malûm ve âşikâr" bir global cinayet işleniyor.

Taşaron Savaşlar çağı yazısını okumaya devam edin

Gösteri Mevlevileri zamanı

Batıda yetişmiş Mevlana aşıklarından, Mesnevi mütercimi  “Havva hanım” lakaplı Mm. Eva de Vitray Meyerovitz ile bir zaman Konya’nın Sille kazasındaki kaya kiliselerini ziyaret ediyorduk, bir taraftan da konuşuyorduk, lafın bir yerinde Eva hnm. Dedi ki: “ Kelamcılardan hoşlanmıyorum, tasavvuf bana yetiyor…” Aradan uzun yıllar geçti. Eva hnm. dünyasını değiştirdi. Vasiyeti üzre Konya’da Üçler Mezarlığı’ na girdi. Şimdi bir zat-ı şerif zuhur etti. Adını “Sufi-kelamcı” koymuş. Anlamadım..

Gösteri Mevlevileri zamanı yazısını okumaya devam edin

Bitpazarı’na nur yağıyor

Bit pazarları ile ilgili bir soru:

Efendim , gönlünüze sağlık , bir sorum olacak : acaba İstanbul ‘ da hâlâ bu pazarlardan kuruluyor mu ? , kuruluyorsa acaba nerelere kuruluyor ? Aydınlatabilir misiniz fakiri ?

Cevap:
Eski İstanbul’da iki büyük bit pazarından biri Kuledibi’ nde diğeri Tophane’deydi. İkisi de şimdi yerinde yok. Onlara karşılık Aksaray Horhor’da ve Mecidiyeköy’de mobilya ağırlıklı bit pazarları var. Üsküdar’da, çarşı içinde şimdi belediye binası olan yerde ve Çavuşdere’de iki önemli bit pazarı vardı. Çarşı’daki pazar bir apartmana sığındı, Çavuşdere yok oldu.

Bitpazarı’na nur yağıyor yazısını okumaya devam edin


Son Yorumlar