Değerli bir insandı


Nezih Uzel ve İhsan Sabri Çağlayangil
Yeşilköy mart, 1964

Son günlerde konuşulan 1938 Dersim olayları ile ilgili  Rahmetli İhsan Sabri Çağlayangil’i soran değerli okuyucumuza: 

Ailemiz Mudanya’dayken İhsan Sabri Çağlayangil Bursa Valisiydi (1949) Ben kendisini 1966 Nisan’ında Ankara‘da tanıdım. Dış işleri bakanıydı. Ben bir gazetede  Meclis-Başbakanlık ve Dış İşleri Bakanlığı muhabiriydim. Bakanlıkta her gün “Background” denen toplantılar yapardı. yazılmamak ve sadece gazetecilere bilgi vermek üzere yapılan bu toplantıların mucidi sanırım oydu. O toplantılarda Türkiye’nın dış politikaları ile ilgili pek çok şey öğrenip söz verdiğimiz için yazmazdık. Bilmiyorum şimdi o gelenek bakanlıkta sürüyor mu ? Değerli bir insandı, sözüne güvenilir bir devlet adamıydı. Ruhu şad olsun.

Bu yazı Destur kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • Hakkı Farukoğlu

    Çağlayangil tipik bir sağcıdır. Uzun süren siyast hayatında yaşadığı şeyleri keşke yazsaydı da bilseydik olayların arkasında neler var. Gizlediği pek çok şey mi vardı da yazmadı hazret galiba?

  • Hakkı Farukoğlu

    Nezih Bey ben kötü bi şey söylediğimi sanmıyorum. Belki hoşunuza gitmemiştir, onu bilemem…

  • http://www.nezihuzel.com nezihuzel

    Kötü bir şey söylediniz demedim,sadece sorunuzu Çağlayangil’le ilgili hatıramı yazmaya vesile bildım. Ayrıca onun hakkındaki, görüşlerinize zaten karışmam. Saygı duyarım. Benim bilmediğim, göremediğim, unuttuğum şeyler olabilir. Aradan 45 yıl geçti az zaman değil. Artık bunlar günlük siyasetten çıktı tarih oldu. Tarihin belgeye ihtiyacı var, bu yüzden söylenen her şey değerli.
    Haklısınız Çağlayangil çok önemli devlet hizmetlerinde bulunmuş bir insan ama hiç bir şey yazmamış, bir belge bırakmamış. Titiz bir adamdı. Bir şey sorduğumuz zaman kafadan atmaz, sorulan konuyla ilgili – getirin benim dosyamı, derdi. Küçük küçük kağıtlarla dolu özel dosyaları vardı. Daireye pek bağlıydı. Dış İşleri Bakanlığında daireden gelme bakanları sevmezler, her işe bilip bilmeden karışır diye, ama dışardan geleni tutarlar sorar öğrenir diye, üstelik Çağlayangil gibi bilgi ve uzmanlığa saygılı bir bakan o zaman pek iyi gelmişti. Bana o gençlik günlerimi hatırlattınız. Hoşçakalınız.

  • ismail

    Dersim “isyancılarını” asanların içinde de İhsan Sabri ÇAĞLAYAGİLİN olduğunu okudum.

  • http://www.nezihuzel.com nezihuzel

    İnfazları düzenlemekle görevliymiş, yani devlet adına idam sehpasının başında duran savcı. Hazin bir görev. Dönemi için “görev” sayılır ama zaman geçince kamu vicdanında mahkum olur. İş tersine döner. Tarih celladı asar, mazluma ebedi hayat bahşeder. Ömer Muhtar’ın “ben cellatlarımdan daha fazla yaşayacağım” demesi gibi… Siyaseten mahkum olanı tarihin temize çıkardığı çok olmuştur. Keşke o zaman o görevi üstlenmeseydi.Yassıada hakimler hey’etine tayin olup görevi kabul etmeyen Üsküdar ağır ceza hakimi rahmetli Cevdet Akpınar gibi… Ne diyelim. Mukadderat. Benim yakınımdır, dilim varmıyor ama siz ve pek çok vicdanlı vatandaş, onu mahkum edebilirsiniz. Yürekten desteklerim.

  • ismail

    Estağfurullah.Niyetim yargılamak değidi.Neyse o.