Cephe Gerisi muhabbeti

Yiğit Paşamız, kahraman Paşamız aslan Paşamız’ın, masaları yumruklayarak haykırdığı sözlerin beynimin içindeki çınlaması günlerdir sona ermedi. Şekli gözümün önünden gitmiyor. Babam, dayım ve eniştem, olmak üzere ailemizden üç kişi Çananakkale harbi gazisi. Biz de burada demokrasi savaşı veriyoruz. Bir çeşit cephe gerisi muhabbeti.. Şehitlik nasip olmasa da belki adımız gaziye çıkar.

Sırmalı Generalin sözlerindeki “şerefsizlerin” kim olduğunu ? merak ettim :

1) Adını “Balyoz” koyarak darbe planlayan görevliler mi?
2) Bu haberi gazetelere sızdıran namussuzlar mi ?
3) Bu haberi gazeteye yazan gazeteciler mi ?
4) Haber doğru değil de, onu uyduranlar mı ?
5) Silahlı kuvvetleri yıpratmak isteyen bir avuç hain insan mı ?
6) Böyle bir habere inanan devlet düşkünleri mi ?
7) Bu haberden meded uman gizli güçler mi ?
8) Ordunun olagan bir "iç çalışmasını" etrafa yayanlar mı ? 

Hangisi ?.. Bu uzun listede konumları yer alanların hangileri “şerefsizdir ?”  Paşam bunu izah etmelidir. Izdırap içindeyim, ben de gazeteciyim. General kimlere seslenmektedir ? Bir bilen var mı ? Allah Lillah aşkına söylesin..

Cumhuriyetin “Genel Kurmay Başkanı” haklıdır. Devletimiz zor günler geçiriyor. Bu devleti kurup kollamakla görevli TSK elbette görevini yapmak zorundadır. Bu görev kutsaldır. Mutlaka yerine getirilmelidir. Kabul.. Pekiyi, bu görev nedir ? ve nasıl ? yerine getirilmelidir.

Zamanımızdan otuz dokuz yıl kadar önce Ordumuz  27 mayıs “gece baskınından” sonra bir darbe daha yaptı. Terör şehidi rahmetli Nihat Erim Başbakan oldu. Memleket yeniden sıkı yönetime girdi. Nihat Erim hükümeti o zamanki düşman “Komünistleri” hedef tahtasına koydu. Gariptir ki onlara karşı başlattığı harekete de “Balyoz” adını taktı. Yani bundan önceki ilk “Balyoz” Bu ikincisi.. “Komünistlerin başına Balyoz gibi ineceğim..” diyerek işe başladı. Rahmetli Erim’in bir adı da “Şalcı Nihat”tı. İsmet Paşalı  yıllarda yine karışık bir zamanda “Devletin devamı söz konusu olduğunda hürriyetlerin üzerine  şal örtmek gerekir” dediği için..

Askerler bir gün İstanbul’da sokağa çıkma yasağı ilan ettiler. Seksen bin askerle şehri sardılar. Taksim’de su deposunun üzerine apuletli, sırmalı alay sancağı diktiler. İşgal ordusu gibi.. Bir de meydana,  kocaman demir çiçekli bir süngü.. O süngü orada yıllarca kaldı. Sonra yok oldu. Ben o sırada Fransız siyasi Paris Match dergisinin “free lance” Türkiye muhabiriydim. Yasaklı günün sabahında İstanbul Harbiye’de I. Ordu Sıkı Yönetim merkezine gittim. Tüm ulusal ve yabancı gazetecilerle birlikte orada bize adını “Fırtına-I” koydukları harekat hakkında bilgiler verdiler. Sert yüzlü bir albay dedi ki: “Bu cephe gerisi harekatıdır.. Şimdi soğuk savaştayız, ama bir gün sıcak savaş olduğunda düşman karşıdan geldiği kadar ülke içinden de gelecektir. Onun için hazırlık yapıyoruz."

Bu olay kırk yıl önce oldu. Görüldüğü gibi ordu o Balyoz’dan bu Balyoz’a bir günde gelmedi. Herşey yavaş yavaş birikerek gelişti. Bazı değerli Ordu mensuplarının devleti kurtarma adına “iç düşmanı” hedef almasında şaşılacak bir şey yoktur. Onlar bu düşmanı yuvasında yok etmek için cami bombalamayı 200 bin insanı tutuklamayı da elbette düşüneceklerdir. Bana kalırsa bunun “suç olduğunu” da bileceklerdir. Hastayı tedavi ederken öldürücü ilaç veren doktorlar gibi ..

“Cephe gerisi harekat”ın hedefine yanlışlıkla “Türk halkını” koyduklarını şimdi yargıçlar onlara hatırlatacakır. Rabbim bu ülkede cümleye “görüş berralığı” nasip etsin. İnsan iki şeyden “kafir”  olur: ya çok muhabbetten ya “yok” muhabbtten.. Anlaşılan bazılarının derdi işte bu “çok” muhabbet.. Hayırlı  “muhabbetler” olsun.

Bu yazı Baş Yazı kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • selime

    Son dönemde hep yalanları ortaya çıktı TSK’nın, halkın güvenini yitirdi.Ne yapacak, evet biz balyoz eylem planını ve diğerlerini planladık, ne yapalım huyumuz bu mu diyecek..Peki ne diyecek? elbette kendisinden uzak olduğunu göstermek için bağıracak çağıracak, sinirlenecek.
    Göya 1.madde dışındakilere kızıyor, ama kızıyor işte.

  • ismail

    Komutanlarımız İç düşman adı altında neye savaş açtıklarını bilmiyorlar herhalde.Cenabı HAKK her şeye KÂDİR olandır,planları tepetaklak edendir.İÇ DÜŞMANMIŞ.Yazık bu ülkeyi İÇ DÜŞMANLAR kurdu,kanlarını akıttı.Çok üzülüyorum,komutanlarımızın yaptığı bu saygısızlığa.

  • http://www.nezihuzel.com nezihuzel

    Kumandanlarımıza bühtan etmeyiniz, şu anda mağdur durumdalar, Onlar yine saygındır. Görevlerini yapıyorlar. Görev yanlış yorumlanmış,gayret “yörüngesinden” sapmış, eksen yerinden kaymış, iş zıvanadan çıkmış. İşi bu noktaya getirenler taşın nerede kaydığını, gözler açıldığında elbette farkedeceklerdir. Işık fazla geldiğlnde gözler kamaşır, bazen de ağır yük altında beyinler kamaşıyor. Dünyanın sonu gelmedi, unuturuz bunları, yeni dertler gelince.. İnşallah beterin beteri olmaz.

  • ilhan Öden

    7-8 yaşlarındayken,komşumuzun bisikletini habersizce alıp istediğim kadar binmek için plan yapmıştım.Fakat planımı bir türlü uygulayamadım.Şimdi 52 yaşımdayım,komşumuz ise çoktan öldü gitti.. (Allah rahmet eylesin.) Acaba polisler bu nedenle beni tutuklarlarmı?

  • Hakkı Farukoğlu

    Ben de bu saygınlığın kökenini anlayamıyorum Nezih Bey. Neden TSK mensupları saygın olsun ki? Maliye bakanlığında görevli bir bürokrattan bir TSK mensubunun tek farkı devletin kendisine emanet ettiği silahlardır. Saygınlığı gözümde Tapu Kadastro memurları ile aynıdır. Bir Tapu Kadastro memuru usülsüzlük yapınca açığa alınıyorsa TSK mensubu da elbette alınacak ve cezasını çekecek. Bu kadar basit..

  • Adil Bora

    Kuyruğunu yiyen canavara dönüşmemek için sistem ve kurumlarına saygıyı muhafaza etmek gerekir. Fiilleri ile suç işledikleri tespit olan TC vatandaşları emekli ordu mensuplarıdır diye, halihazırda görev başında vazifelerini ifa edenlere aynı kabahatin ortakları gözü ile bakılmamalıdır. Ordu gereklimidir. Maalesef evet. Şu veya bu sebeple kolluk kuvvetleri iç ve dış güvenliğimiz için gereklidir. Bunu bir kenara koyalım önce. Ustad diyor ki ordu demokrasinin üzerinde ve önünde olamaz. Ancak onun arkasında destekçisi olabilir… Çıkış noktası burasıdır. Düzenli ordu akşamdan sabaha kurulmuyor. Bu bir kültür ve uzmanlık konusudur. Günün sonunda cephede omuz omuza savaşacak olan top yekin bir halk olsa bile artık öyle savaşlar yok günümüzde. Halk kafasına düşen misket bombaları hardal gazları ve türlü melanet ile ugraşıyor. Orduya sahip çıkınız, hem de bugünlerde her zamankinden çok destek veriniz. Allah muhafaza.

  • ismail

    Orduya sahip çıkalım AMENNA da ORDU da bize sahip çıksın,Namaz kılanı,başı kapalı olanı,elinde gümüş yüzük olanı,evinde Kuran varmı diye kontrol edeni,Ramazanda yer mi içer mi diye kontrol etmesin. Ordumuzu PEYGAMBER OCAĞI biliriz ama orada ideolojisi uğruna yanlış yapan olamaz mı? Sahip çıkılan sahip çıkar.

  • selime

    TSK’nın bir sicili var, geçmişten bina edip yığdığı bir birikimi var, kendi düşüncesi üzerine bir kariyeri var.Şimdi sistemde kaçaklar oldu, bir şekilde ve bu darbe planları açığa çıktı.TSK hata yapmaya başladı, istemediği şekilde.. Bu, adı ve planlanan fiileri ortaya çıkaranlar bir şekilde cezalandırılsa bile sistem aynı adamları üretmeye devam edecek.Peki bu nasıl çözüm bulacak?

    Darbe planı yapmak, açık hedefler koymak ile acaba bisiklet çalmayı planlamak nasıl bir kefeye konabilir. Eğer Adnan Menderes hükümetine yapılacak darbe planları önceden açığa çıksa idi mesela yaşıyor olacaktı Adnan Menderes ??? Yazık değil mi idi o cana? Bırakın siyasi olayları insanın vicdanı sızlıyor.

  • Ayşegül Serdar

    Yapmayın Ya Hu!
    Bu futbol takımı değil yenilince yerin dibine sok kazanınca göğe çıkar. Bu bizim askerimiz. Bizim. Bizim için kanını döken,şehit olan, gazi olan , dünyayı titreten askerimiz. Ben henüz bir belge okumadım , görmedim. Ben Türk Askerine güveniyorum. Güvenim zerre kadar eksilmedi. Türk Ordusu Cumhuriyetin ve milletin koruyucusudur.

  • ilhan Öden

    Hakkı Farukoğlu
    “Tapu kadastro memuru ile Askerlerin saygınlığı aynı olmalı” demiş.

    Askerler dışında hiç bir memur (Polisler de dahil), Göreve başlarken “Gerekirse canını bile vereceği” yeminini ederek göreve başlamazlar.Onun için askerler biraz farklıdır.

    Her meslekte,yanlış adamlar olabilir.Bunlar ayıklanır.Asıl olan yanlış adamlar var diye kurumu karalamamaktır.Ordu demek sadece paşa demek değildir.Bunun Diyanet işleri başkanına ,müftüye kızıp islamiyete saldırmaktan farkı yoktur.

  • MESUT ULU

    SEVGİLİ HOCAM.BELLİ BİR TARİHTEN İTİBAREN ÇOK GÜZEL ANLATMIŞSINIZ.VE KONUYU OKUYAN KARDEŞLERİMİZ DE OLAYI DOĞAL OLARAK ŞAHSİLEŞTİRMİŞ.ACABA BU OLAYLARIN BAŞLANGICI DAHA GERİLERE GÖTÜRÜLSE SEBEBİ DAHA NET ANLAŞILABİLİRMİ?
    SİYASİ OLARAK CUMHURİYET KURULDUĞUNDAN BERİ EN ÇOK GÜVENİLEN KURUM OLAN ORDU HALK GÖZÜNDE AŞAĞILARA MI ÇEKİLMEK İSTENİYOR ACABA.HALKIN GÖZÜNDE ORDUNUN GÜVENİLİRLİĞİ DÜŞÜRÜLÜP HÜKÜMETİN GÜVENİLİRLİĞİ Mİ YÜKSELTİLMEYE ÇALIŞILIYOR.YOKSA GERCEKTEN BAZILARI DEVLETİN TAŞLARINI YERİNDEN OYNATTI DA GERİ DÖNÜLMEZ BİR SÜRECE Mİ GİDİYORUZ.
    ELLERİNİZDEN ÖPERİM HOCAM.SAYGILARIMLA

  • http://www.nezihuzel.com nezihuzel

    Haberle yorum arasında fark vardır. Yorumlar çeşitli yönlere çekilebilir. Maksatlı olup olmdığı araştırılabilir, yorum yazanların amaçları incelenebilir ama haberler öyle değil. Bir haberin önce doğru olup olmadığına bakılır, haberin “maksatlı” olup olmadığı sorgusuna daha sonra sıra gelir. Önce “ne yazmış ?” deriz, sonra inanmaz ve kuşkulanırsak “neden yazmış?” deriz. Benim burada verdiğim haberlerin çoğu bire bir yaşanmış olaylara dayanmaktadır. Çok mecbur kalmadıkça yorum yapmam. Takındığım tavır itibarile da asla Orduyu küçümsemem. Çanakkale savaşında ailemizden üç gazi ve İzmir Sarıkışla bombardımanında da bir şehidimiz var. Ben de bir Ordu mensubuyum. Ancak bu ordunun içinde “yörünge” sapması varsa bunu da özellikle orduya olan “saygım” dolayısı ile dile getirmek zorundayım. Haberlerin doğru olup olmadığını da adliye bulup ortaya çıkaracaktır. Biz gazeteciler kimseyi suçlamadan doğru haberi vermek zorundayız. Yorum görevimiz değildir. Selamlar.

  • ismail

    Ordumuz bizim ama Bir genelkurmaybaşkanı “çukurambar emrini ben verdim” diyorsa, durup düşünmeli,neler oluyor diye sormak ve araştırmak sonucuna da razı olmak gerek.Evet “yörünge sapması” çok yerinde bir tespit.Teşekkür ederim.Ordu PEYGAMBER OCAĞI kimliğini tekrar edinmek zorunda.Vesselam.

  • ismail

    Dünyanın hangi demokrat ülkesinde o ülkenin vatandaşı Genelkurmay başkanının adını bilir? Hangi Genelkurmaybaşkanı elini yumruk yapıp masaya “güm güm ” vurup gözdağı verir? Yapmayın efendiler ordu yıpranmasın ama bizde yıpranmayalım.Yeter artık.

  • MESUT ULU

    DEĞERLİ ÜSTADIM.GAZETECİ KİMLİĞİNİZİN YANINDA TARİHCİ KİMLİĞİNİZİNDE OLDUĞUNU BİLDİĞİM İÇİN VE BİLGİLERİNİZİN NE KADAR SAĞLAM KAYNAKLARA DAYANDIĞINI BİLDİĞİMDEN SORMUŞTUM BU SORUYU. AFFINIZA SIGINARAK TEKRARLIYORUM. LÜTFEN ALLAH RIZASI İÇİN YAKIN TARİH İLE İLGİLİ BİLGİLERİNİZİ PAYLAŞIN BİZLERLE. DİLE GETİREMEDİĞİNİZ BİR ÇOK OLAYIN OLDUĞUNU BİLECEK KADAR TANIDIĞIMI ZANNEDİYORUM SİZİ. ARTIK BAZI ŞEYLERİN ANLATILMASININ ZAMANI GELMEDİ M ?.EN DERİN SAYGILARIMLA

  • http://www.nezihuzel.com nezihuzel

    Bilmek ve söylemenin yanında bir de zamanlama var, zamanında söylenmemiş bir söz karanlıkta aslan avlamaya benzer.Boşluğa atılmış kurşundur.Faydası yoktur,gereksiz tepki çeker. Selam ve sevgiler.